12.03.2018 - Esiroglu Haber ve Bilgi Portalı

Işıklar Mahallesi Endişeli

Işıklar Mahallesi Endişeli

Beldemiz Esiroğlu Mahallesi Işıklar mevkiinde yaşayan insanlar son zamanlarda toprak zemin üzerinde meydana gelen ciddi yarılmalar ve hareketlenmeler nedeniyle oldukça tedirginler. İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü tarafından yakın zamanda yerleşim alanında bir inceleme yapıldığı, ancak yetkililer tarafından kendilerine doyurucu bir açıklamanın yapılmadığı ve evlerinizde rahatlıkla oturabilirsiniz güvencesinin verilmediğinden yakınan sakinler, ilgili devlet kurumları tarafından bir an önce bu duruma bir çözüm bulunmasını bekliyorlar.

TÜNEL YAPIMINDAKİ PATLATMALAR TETİKLEMİŞ OLABİLİR Mİ?

 

Konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurduğumuz ve aynı zamanda bu yerleşim alanının nüfusuna kayıtlı olan Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yener Eyüboğlu, ‘’Esiroğlu Mahallesi Işıklar Mevkii eski bir heyelan malzemesinin üzerine kurulmuş, geçmişi yüzyıllar öncesine dayanan oldukça eski bir yerleşim alanıdır. Son yıllarda yerleşim alanında meydana gelen hareketlenmeleri iki grup altında toplamak mümkündür. Bunlardan birincisi, özellikle yerleşim yerinin Değirmendere’ye yakın kesimlerinde meydana gelen kaymalar, stabilize yol ve fındık bahçelerindeki yırtılmalarla kendisini gösteren hareketlenmelerdir. Bu hareketlenmelerin sebebi tamamen doğal bir süreçle ilişkili olabileceği gibi, Trabzon-Erzurum Devlet Karayolu’nun genişletilmesi sırasında dere yatağının yerinin değiştirilip yerleşim yeri tarafına doğru kaydırılması ile özellikle bahar aylarında ve şiddetli yağışları takip eden sellenme dönemlerinde çoğalan dere suyunun topuk kısımda yaptığı aşındırma ile de ilişkili olabilir. Bu alan içerisinde, dereye yakın konumda olan bir ev, potansiyel kayma riski nedeniyle yakın zamanda devlet tarafından istimlak edilip boşaltılmıştı. Şu an için orada yaşayan insanları tedirgin eden ikinci hareketlenmeler ise yerleşim yerindeki mesken yoğunluğunun bulunduğu bölgenin hemen üst kesiminde meydana gelmiş olup, bu hareketlenmeler aktif olarak devam etmektedir. Özellikle toprak zeminde meydana gelen yırtılmalar ve buna bağlı olarak oluşan geniş yarıklar her geçen gün artmakta olup, bu da bu alanda yaşayan insanlar üzerinde doğal olarak bir tedirginliğe yol açmaktadır.  Son birkaç yıldır devam eden ve son zamanlarda iyice kendisini hissettiren toprak zemindeki bu hareketlenmeler için doğal sürecin yanı sıra, yapay olarak iki etkende rol oynamış olabilir. Birincisi, Trabzon Şehrinin içme suyunu karşılamak amacıyla inşaa edilen Atasu Barajı göl alanıdır. Atasu Barajı tahmin ediyorum 2010 yılında su tutmaya başladı ve önemli bir yapay göl alanı oluşturdu. Bu göl alanı ile Işıklar Mevkii bir sırt ile ayrılmakta olup, göl alanındaki su seviyesinin deniz seviyesinden olan yüksekliği, köyün deniz seviyesinden olan yüksekliği ile aynı hatta biraz daha fazladır. Hareketlenmelerin başlama tarihi ve son zamanlarda artan oranı ve yerleşim yerinin bazı kesimlerinde ciddi su çıkışlarının başlamış olması, baraj göl alanından Işıklar Mevkiine doğru bir su sızıntısı olabileceği ihtimalinin göz ardı edilmemesi, bu konuda gerekli araştırmanın yapılması gerekliliğini ortaya çıkarmaktadır. İkinci olarak hem Atasu Barajının inşaası sırasında ve hem de bu barajdan elektrik üretimi amaçlı olarak yapılan ve Işıklar Mevkiine doğru uzanan tünelin yapımı sırasındaki patlatmaların toprak zeminde yırtılmalara neden olmuş olabileceği ve son zamanlarda gerek yağmur sularının ve gerekse de eriyen kar sularının bu yarıklara girmesi ile de yarıkların genişlemiş ve hareketlenmenin hızlanmış olma olasılığının da göz ardı edilmeden değerlendirilmesi, sorgulanması gerekir. Sonuç olarak bu alandaki hareketlenme tamamen doğal bir süreç olabileceği gibi, sözü edilen yapay etkilerle de ilişkili olabilir. Hiç şüphesiz bilimin ışığında yapılacak detay ve titiz incelemeler bu konuda yol gösterici olacaktır. Göz ardı edilmemesi gereken diğer bir husus da, hareket eden malzemenin, Mayıs ayı gibi Değirmendere’nin su seviyesinin yüksek olduğu bir dönemde kayarak akarsuyun önünü kesmesi durumunda, bu bölgede başka problemlere de sebep olabileceğidir. Bu nedenlerle, çok geç kalmadan yetkililerin bu alanla ilgili olarak detaylı bir araştırma başlatmaları yerinde bir karar olacaktır” dedi.

Kaynak: Günebakış

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ